REZİLYANS'A BAŞLA

Dört Adımda Olumlu ve Gerçekçi Rezilyant Düşünce Yapısı

Dört Adımda Olumlu ve Gerçekçi Rezilyant Düşünce Yapısı
Dört Adımda Olumlu ve Gerçekçi Rezilyant Düşünce Yapısı

Olumlu düşünmek deyince neler geliyor aklınıza? Şu cümleler olabilir mi? ; “Bardağın dolu tarafından bak”, “İyi düşün, iyi olsun”? Hayır, rezilyansın bahsettiği olumlu düşünce kesinlikle bunlar değil.

Olumlu düşünce yapısından bahsettiğimde bu sözün oldukça yanlış anlaşılabildiğini farkettim. Olumlu düşünmek, Pollyanna’cılık ile sıkça karıştırılabiliyor. Olumlu düşünce yapısına sahip olmak, gerçekleri görmemek, gerçeklerden kaçmak, mutluluk oyunu oynamak değildir.

Yoksa böyle bir durumda gerçekten olabilecek tehlikeleri göz ardı edip, hayali bir iyimserlik peşinde ciddi zararlar görebilirsiniz. Örneğin deprem olması kesin olan ülkemizde “İyi düşün, iyi olsun” deyip, rehavete kapılırsak, gerekli tedbirleri almayız. Bu çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Ancak her an olumsuz düşünürsek, ne zaman olacağı belli olmayan bir depremi, zihnimizde devamlı “Ya yarın olursa” diye çevirip durursak da, bu düşünce ile yaşamımızı sürdüremez hale geliriz.

Rezilyans “Olumlu Ve Gerçekçi” Bir Düşünce Yapısında Olmamızı Söyler

Üstteki örnekten devam edecek olursak, olumlu ve gerçekçi bir düşünce yapısında olduğumuz durumda, deprem olasılığı bu kadar yüksek bir ülkede yapılarımızın etüdlerini yaptırıp, gerekli sağlamlaştırma vb. tedbirleri alır ve devamlı olumsuz düşünmeyi bırakıp, hayatımıza sağlıklı bir şekilde devam ederiz.

Nasıl Olumlu Ve Gerçekçi Rezilyant Bir Düşünce Yapısı Kazanırsınız?

Bunun için sizi rezilyant bir bakış açısına davet etmek istiyorum. Dört adımdan bahsedeceğim.

1. Kısa Dönem Düşünün:

Olumsuz ve sıkıntılı olaylar başımıza geldiğinde bazen bu durum sonsuza kadar sürecek gibi gelir. Hele de durumda belirsizlik varsa bu bizi tamamen düşüncesel bazda karanlığa sürükleyebilir.

Yapılacak şey bu olumsuz olayların geçici, değişebilir ve yalnızca bu durumla ilişkili olduğunu kabul etmektir. Bu duygusal ve ruhsal dayanıklılığımızı artırır.

 

Mesela şu günlerde corona virüs, tüm dünyada büyük bir dehşet yaratmakta ve tüm insanların psikolojisini olumsuz etkilemekte. Zira işin içinde belirsizlik var. Uzmanlar bile bunun ne zaman biteceğini söyleyemiyor. Ama daha önceki deneyimlerden biliyoruz ki bu geçici ve bitecek. Şu anda psikolojik olarak çok yıpratıcı olan sosyal mesafelendirme ve karantina bitecek. Bu sırada yaşananlar belki kolay olmayacak ama durum mutlaka değişecek. 

O yüzden durumun bir süre sonra değişebileceğini, bitebileceğini düşünmek, yani kısa vadeli olduğunu düşünmek olumlu tutumun ilk adımıdır.

2. Asla Karşılaştırma Yapmayın:

Buna daha önceki bir blog yazımda daha uzun değinmiştim. Kendinizi, başkaları ve onların durumlarıyla karşılaştırarak sadece negatif duygular yaratırsınız. Özellikle de onların durumu sizin kadar zor değilse. Ama aslında o durmadan karşılaştırma yaptığımız diğer insanların tam olarak hayatlarında neler olup, bitiyor, onların hikayeleri ne asla bilemeyiz. O yüzden bu tür bir bakış açısı kendinizi kötü hissetmeniz dışında asla verimli bir sonuç yaratmayacaktır.

Rezilyansın temeli olan ruhsal dayanıklılığı sağlamanın en önemli ayaklarından biri kendinizi başkaları ile asla karşılaştırmamanızdır. Lütfen sadece kendinize ve durumunuza odaklanın.

3. Durumu Perspektifte Tutun:

Kendinize iki soru sorun;

  • “Düşündüğüm bu aksilik olursa en kötü ne olur?”
  • Bir de “Düşündüğüm bu aksilik olursa en iyi sonuç ne olur?”

Genelde en kötü ya da en iyi durum yerine ikisinin ortasında bir durum gerçekleşir. Ama bu durumlarda insanlar hep en kötüsünü düşünür ve bunun üzerine senaryolar üretirler. Bu da onları felaket senaryolarına sürükler ve sağlıklı çözümler üretmelerini tamamen yok eder.

Üstelik “Düşündüğüm bu aksilik olursa en iyi sonuç ne olur?” sorusunu kendinize sorduğunuzda biraz rahatlar, olumlu duygular üretirsiniz. İkisinin ortasında muhtemelen olacakları ve bu durumda alacağınız aksiyonları çıkarın. Böylece labirente sıkışıp kalmış  gibi hissetmektense, bu sıkıntılı durumda neler yapabileceğinizi görmüş olursunuz.  Bu esnek bir bakış açısıyla olaylara bakmanızı sağlar.

4. Pozitif Konuşun:

Hem kendinize olan iç konuşmanız hem de diğer insanlarla yaptığımız konuşmalar zihin/düşünce yapımızı etkiler.

Bu konu için Mahatma Gandhi’nin çok sevdiğim bir özdeyişi aklıma gelir.

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”

O yüzden sizden ricam, olumlu ve gerçekçi düşünebilmek için gelecek sefer bir zorlukla karşılaştığınız zaman öncelikle içsel konuşmanıza dikkat edin.

Kendimizle Pozitif Konuşmamız = Pozitif Duygular /Bakış Açısı

“Kendinize koçluk” yaklaşımı ile düşünün. Şu tür cümleleri kullanabilirsiniz;

  • Bu zor bir durum ama bunun içinden geçip, yoluma devam edeceğim.
  • Bu benim kontrolümün dışında. Şimdi kontrol edebileceklerime odaklanayım.
  • Ben güçlüyüm, daha önce birçok şeyin üstesinden geldim. Bunun da üstesinden gelebilirim.

Özetle

Üstte olumlu ve gerçekçi düşünmenizi sağlayacak dört rezilyant adımdan bahsettim. Uygulaması çok kolay. Yeter ki bunu isteyin ve çaba gösterin. Hatta haydi şimdi hemen başlayın.

Zihinsel ve ruhsal dayanıklılığınızın yüksek olduğu, olumlu, esnek düşünüp, davranışlarınıza bu şekilde yön verdiğiniz güzel günler dilerim.

Rezilyant kalın,

Çiğdem Görener

 

https://www.instagram.com/rezilyans.turkiye/

https://www.facebook.com/rezilyans.turkiye

https://www.linkedin.com/company/38166526